Çöpten sanata… Sanatçılar, önlenemez tüketim hırsına karşı geri dönüşüm konusuna dikkat çekmek için atık maddeleri muhteşem sanat eserlerine dönüştürüyor. “Geri dönüşüm sanatı” denilen sanat tarzını yaratıyorlar.

Tüketimin köleliğinin yerini, üretimin özgürlüğünün alacağı günlerin geleceği inancıyla…Bitmek bilmeyen yok etme hırsımızla her gün yeryüzünü biraz daha tüketiyoruz. Modernleşme kisvesi altında sistemin empoze ettiği sahip olma, harcama ve yenileme çabası nedeniyle insan ırkı kendi tükenişine doğru büyük bir hızla koşuyor. Diğer taraftan ise adaletsiz ekonomi ve neoliberal politikalar nedeniyle dünyadaki her 9 kişiden biri aç ve yılda 8 milyon insan açlıktan yaşamını yitiriyor. Bu tüketim hırsına bir de aynı nedenlerden bozulan iklim dengesi ve küresel ısınmanın etkileri de eklenince birçok bitki ve hayvan türünün yok olması kaçınılmaz bir hal alıyor. Benzer durum yeryüzü kaynakları içinde geçerli. Şu an dünyada 1 milyona yakın insan temiz su kaynaklarına ulaşamazken her geçen gün bu rakam artıyor. Suyun yakın bir gelecekte biteceği ve gelecek nesillerin temiz içme su kaynaklarına ulaşmayacağı herkes tarafından biliniyor.

TÜKETME, ÜRET; PAYLAŞ, ÖZGÜRLEŞ

Bu kadar yoğun tüketim beraberinde dağ gibi büyüyen atık maddeleri de getirdi. Bu maddeler modern insan için en büyük problemlerden biri haline geldi. Eskiden yaşam döngüsü içerisinde kolayca doğaya karışabilen birçok madde sanayileşme ve modernleşmeyle birlikte şekil değiştirdi. İnsan hayatını sürdürmek ve kolaylaştırmak için plansızca tasarlanan ve üretilen çoğu araç doğanın binlerce yılda yok edemeyeceği maddelerden oluşmaya başladı. Aslında atık maddelerin birçoğu aslında aynı ya da farklı bir amaç için tekrar kullanılabilen malzemelerden oluşur. Ve bu maddelerin yeniden geri dönüştürülmesi doğanın dengesinin korunabilmesi ve doğaya verilen zararın biraz olsun azaltılabilmesi açısından son derece önemlidir.

ÇÖPTEN SANATA

İşte bu bakış açısıyla yola çıkan birçok sanatçı, insanın önlenemez tüketim hırsına ve doğa duyarlılığıyla geri dönüşüm konusuna dikkat çekmek için atık maddeleri muhteşem sanat eserlerine dönüştürerek “geri dönüşüm sanatı” olarak adlandırdığımız sanat tarzını yaratmışlar. “Çöpten sanata” diye ifade edebileceğimiz bu konuda üretim yapan sanatçıların birçoğu eserlerini bu sorumluluk bilinciyle yapıyor.

EŞYALARA İKİNCİ HAYAT

Sayaka Kajita Ganz plastiği sanata dönüştüren Japon bir heykeltıraş. Sanatçı heykellerini genellikle plastik şişeler, mutfak gereçleri, plastik oyuncaklar ve diğer hurda materyalleri kullanarak tasarlıyor. Heykellerinin birçoğu dinamik hayvan figürlerinden oluşuyor. Resimde de görüldüğü üzere atları koşarken, kuşları uçarken tasarlayan Ganz’ın heykellerinin en önemli ortak özelliği dinamizm. Sayaka Kajita Ganz sanat felsefesini şöyle açıklıyor, “Ben insanların evlerinden attığı nesneleri bularak ve kullanarak onlara ikinci bir hayat ve ev veriyorum. Heykellerimi tasarlarken genellikle plastik mutfak eşyaları, oyuncaklar ve metal parçaları kullanıyorum. Bu nesnelerin kullanılmışlıkları benim gözlerimde hayat buluyor ve onlardan nasıl bir hayvan formu elde edeceğime yardımcı oluyor. Bu yenilenme süreci bana özgürleştirici bir duygu veriyor. Yeryüzündeki kaynakları akıllıca kullanarak, aynı zamanda güzel şeyler yapmak mümkün ve biz sanatçılara bu konuda büyük iş düşüyor.”

DENİZ KABUKLARI, DÜĞMELER, BONCUKLAR

İngiliz sanatçı Jane Perkins oyuncaklar, deniz kabukları, düğmeler, fermuarlar, zincirler, renkli boncuklar ve hemen hemen her evde bulunabilecek renkli atık materyalleri birleştirerek ünlü ressamlara ait tabloları yeniden yorumluyor. Tüm bu malzemeleri kendine özgü kolajlı bir mozaik mantığıyla birleştiren sanatçı tablolarını oluştururken asla boya kullanmıyor, boyayla hiçbir renklendirme yapmıyor. Tabloların her noktası için o alandaki renk tonuna uygun materyaller buluyor. Atölyesinde büyük bir düzen içerisinde şeffaf kutularda boyut ve renk gibi özelliklerine göre ayırarak depoladığı malzemelerle renk tonuna, büyüklüğüne, şekline ve dokusuna göre tablolarını oluşturuyor.

ÇÖP ÜRETİYORUZ VE ÇÖPE DÖNÜŞÜYORUZ

Ha Schult adıyla tanınan Alman sanatçı atık malzemelerden insan heykelleri yapıyor. “Trash People” adını verdiği çalışmasıyla dikkatleri üzerine çeken sanatçı bu projesinde kutular, bilgisayar atıkları ve başka çöplerden gerçek boyutunda bin adet insan figürü oluşturmuş. Bu figürleri Çin Seddi’nden Roma’ya, Moskova’dan, Kahire’ye, New York’tan Antarktika’ya kadar birçok önemli noktada sergileyerek dikkatleri üzerine topluyor. “Biz de çöp üretiyoruz ve sonra çöpe dönüşüyoruz,” diyen sanatçı çalışmalarıyla dünyadaki çevre sorunlarına dikkat çekmeyi amaçlıyor. Çevre konusunu işleyen sanatçı, aksiyonlarıyla gelişmiş toplumlardaki çevre sorunlarına dikkat çekmek istiyor. Provokatif sanatından dolayı zaman zaman hakkında dava da açılan sanatçı daha öncede Düsseldorf’da seksen arabayı birbirine bağlayarak nehir kıyısını bloke etmiş ve trafik problemine dikkat çekmişti. Ayrıca yine çevre problemlerine dikkat çekmek için Münih’in seçkin bir semtine sanat aksiyonu olarak tonlarca çöp dökmüş, Köln’de de püre ve patates kızartmasından “Mikropların Savaşı” adlı enstalasyonu gerçekleştirmişti. Toplumlarının kitlesel tüketim alışkanlıklarını protesto eden sanatçının 2001 yılında yaptığı “Love Letters Building” çalışması da bu tarz işlerinden biri. Schult bu çalışmasında150.000 mektubu Berlin Postane Binası’nın cephesini kaplamak için kullanmış.

ÇEVREYİ TUVAL OLARAK KULLANIYOR

Son dönemlerde sokak sanatlarına gösterilen ilgi etkisini geri dönüşüm sanatında da gösteriyor. Artur Bordalo, nam-ı diğer Bordalo II atık objelerle bilinen graffitilerin dışına çıkarak 3 boyutlu çalışmalar yapıyor. Sanatçının metal, lastik, boya gibi atık maddelerle çevreyi tuval olarak kullanıp yarattığı işler kesinlikle çok etkileyici. 1987 Lizbon doğumlu sanatçı, Lizbon’u resimleyen büyükbabası Real Bordalo’nun yanında onu izleyerek büyümüş. Bordalo II yarattığı çalışmalarla hem yaşadığı şehre hareket ve canlılık katmaya çalışırken hem de şehrin insanlarını yok olan doğa ve her gün daha da çoğalan atıklar konusunda uyarmayı amaçlıyor.

GÖLGE SANATI

İki İngiliz sanatçı Tim Noble ve SueWebster, topladıkları atık materyalleri kullanarak bir gölge sanatı oluşturuyor. Belirli bir düzende hazırladıkları atık maddeleri projeksiyon yardımıyla aydınlatarak duvara yansıttıkları gölgelerle heykeller yaratıyorlar. Sanatçı çift ortaya çıkardıkları eserleri “Işık Eserler” ve “Gölge Eserler” olarak ikiye ayırıyor. Sanatın aydınlık ve karanlık yüzü olarak tanımlayabileceğimiz bu yapıtlarda şehir siluetlerinden, Michael Jackson ve Marilyn Monroe gibi ünlülerin yansımalarına kadar birçok tasarımı görmek mümkün. Sanatçılar yaratım süreçlerinde en büyük ilhamı punk ve rock müzikten aldıklarını belirtiyor.

YER ALTI İŞÇİLERİNİN MALZEMELERİ

Sanata bakış açısını, “Yaşanmışlığı olan nesneleri dönüştürerek çevreleriyle birlikte yeni materyellere dönüştürmek” olarak tanımlayan Kemp, bu alanda birçok farklı atık malzemeler kullanarak eserler üretiyor. Fotoğraftaki çalışma David Kemp’in, yaklaşık yirmi yıl önce kapatılan Geevor Madeni’nin bakım kadrosunda çalışan bir arkadaşının greyderler tarafından gömülen madenci botlarını görüp haber vermesiyle başlamış. Kemp, “Geevor’un Av Köpekleri” adını verdiği çalışmasını günışığını nadiren gören, çok ağır koşullar altında çalışan ve çok zor bir iş yapan yeraltı işçilerinin kalıntılarından tasarlamış. Sanatçının yedi bot kullanarak oluşturduğu av köpeği heykellerinin her biri ailelerinin geçimini sağlamak zorunda olan işçileri sembolize ediyor. Sanatçı çalışmasını, “Yeraltı işçi sınıfından açığa çıkan bu botlar, kendilerine uygun bir iş bulmak için kayalıkların tepesinde gezinmektedirler, şansları yaver giderse, bir tane bulmayı başaracaklar,” sözleriyle açıklıyor.

BİRİNİN ÇÖPÜ, BİR BAŞKASININ SANAT ESERİ OLABİLİR

Sanatı elbette içinde var olduğu dönemin şartlarından ayrı düşünmek mümkün değil. İnsanlar aslında tükenenin kendileri olduğunu fark etmeyip önlenemez bir iştahla tüketmeye devam ettikçe sanatçılar da buna tepkilerini sanatın en renkli hallerini üreterek vermeye devam edeceklerdir.

BAŞAK ŞAHİNDOĞAN

Kategoriler: Genel

0 yorum

Bir cevap yazın

Avatar placeholder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir