Su: Pek çok kişi için, temizliğini ve kolay erişimini hafife aldığımız ücretsiz bir kamu kaynağı. Oysa pek çok kişi için suya erişim -veya erişimin olmaması- bir ölüm kalım meselesi.

20. yy sonlarında dünyanın kısıtlı temiz su kaynaklarını zorlayan koşullar artarken nüfusta artmıştı. 21. yy’da üç kat artan dünya nüfusuyla 7 kat artan su ihtiyacı gelecek için büyük bir endişe kaynağı.

İklim değişikliğinin sonuçları kimseye uzak değil. İnsanlığın doğaya hoyratça davranması, kaynakları hiç bitmeyecekmiş gibi kullanması, yeni felaketlere kapı açıyor. Bunlardan birisi de dünyada gittikçe tükenen su kaynakları. Küresel ısınma nedeniyle iklimdeki değişim, aşırı hava olaylarının sıklaşması ve temiz su kaynaklarının kirlenmesi, temiz tatlı su kaynaklarının giderek tükenmesine neden oluyor. Su kaynaklarının azalması ve kuraklık yeni tehlikelerin habercisi.

Su kıtlığı, en basit tanımıyla, su taleplerini karşılayacak içilebilir su kaynaklarının bulunmaması. Su kaynaklarındaki kısıtlılık 21. yüzyılın başlıca sorunlarından biri ve dünya çapında hızla büyümekte. Bu durum sosyo-ekonomik kalkınma ve geçim kaynakları için büyük bir tehdit.

Dünya’da 1.386.000.000 km3, yani yaklaşık olarak 1.385 kilometre çapındaki bir kürenin hacmine eşit miktarda, su var. Dünya’daki suyun %96,5’i okyanuslarda, geri kalan kısmı ise su buharı şeklinde atmosferde, okyanuslarda, göllerde, nehirlerde ve buzullarda bulunuyor. dünya yüzeyinin yaklaşık %71’i su ile kaplı olsa da canlıların yaşamını devam ettirebilmesi için tatlı suya ihtiyacı var. Dünya’daki suyun ise sadece %2,5’ini tatlı sular oluşturuyor.

Yerkürede tatlı su kaynakları eşit olarak dağılmıyor. Bazı bölgeler su kaynakları açısından daha zenginken bazı bölgelerde su kaynakları hayli kısıtlı. Yıllık 42.700 km3 tatlı su kaynaklarımızın yaklaşık %32’si Asya’da, %28’i Güney Amerika’da, %7’si Avrupa’da, %6’sı ise Avustralya’da bulunuyor. Bir bölgede tatlı su kaynaklarının miktarının ihtiyaç duyulan su miktarından az olması ‘su stresi’ olarak adlandırılıyor. Dünya genelinde özellikle Afrika’da su stresi yüksekken, Kuzey Amerika’da su stresi düşük seviyede.

Dünya ülkelerinin üçte birinin suya erişimi yok veya çok kısıtlı. Dünya nüfusunun %18’i ise temiz suya ulaşamıyor. Su kaynaklarının azalması, göç ve salgın hastalıklar gibi olumsuz etkilere yol açıyor. 2018 yılında dünya çapında 3,5 milyar kişi, yılın en az bir ayında su kaynaklarına ulaşmada sorun yaşadı. Bu sayının 2050’de 5 milyar kişiyi aşacağı bekleniyor.

Yeryüzündeki su sorunu önümüzdeki 30 yıl içinde ciddi boyutlara ulaşacağı tahmin ediliyor. İklim değişikliği. sanayileşme, aşırı tüketim ve nüfus artışı su kaynaklarının etkin kullanımını arttırıyor. 2030’a kadar 700 milyor kişinin su kıtlığı nedeniyle yaşadıkları bölgelerden göç edeceği öngörülüyor.

Türkiye Tatlı Su Kaynakları Açısından Ne Durumda?

Ülkeler yılda kişi başına düşen kullanılabilir tatlı su miktarına göre sınıflandırılıyor. Bu değerin 1.000 m3ten az olması su kıtlığı, 1.000-1.700 m3 arasında olması su stresi, 1.700 m3ten fazla olması ise su zenginliği olarak nitelendiriliyor. Ülkemizde kişi başına düşen kullanılabilir tatlı su miktarı 1.555 m3. Yani Türkiye su stresi sınıfına dâhil olan ülkeler arasında yer alıyor.

Ülkemizin yüzey ve yer altı tatlı su potansiyeli yılda 112 km. Günümüzde 95 km yüzey suyu potansiyelimizin ancak 27,5 km ’ünden yararlanabiliyoruz. Bu kaynakların yaklaşık %76’sı sulamada, %14’ü içme suyu olarak, %10’u ise sanayide kullanılıyor.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre 2025 yılında su stresi yaşayan ülkelerin oranı %34’e, su kıtlığı yaşayan ülkelerin oranı ise %15’e ulaşabilir. Ayrıca 2050 yılında 9,4 milyara ulaşması öngörülen dünya nüfusunun %40’ı su sıkıntısı çekebilir. Dolayısıyla ülkemizde ve dünya genelinde su kaynaklarının verimli kullanılması her geçen gün daha da önemli hâle geliyor.

Su Kıtlığı Neden Olur?

Su kıtlığı sebepleri, en az su kıtlığı sonuçları kadar önemli. Çünkü su kıtlığı için sürdürülebilir bir çözüm bulunmak isteniyorsa, sorunun kaynağına ulaşmak şart! Su kıtlığına yol açan etkenler ivedilik ile ortadan kaldırılmalı ki çözüm yolları uygulanabilir hale gelsin. Peki dünyadaki su sorunları nelerdir ve su kıtlığına neden olan faktörler hangileri?

• İklim Değişikliği

İklim değişikliğine bağlı olarak artan sıcaklıklar, kuraklıkları da beraberinde getiriyor. Küresel su sistemi, kuraklık tehdidi ile karşı karşıya. Sera gazı emisyonu, dünyanın her yerinde sıcaklıkların artmasına neden oluyor. Bu durum hali hazırda kurak olan yerlerin daha da kurak olmasına sebebiyet verirken, şu anda kuraklık sıkıntısı yaşamayan yerlerin de yavaş yavaş kurumasına neden oluyor.

Dünyanın ısınmasının pek çok sonucu bulunuyor. Bu sonuçlar arasında yer alan hava akımlarındaki değişiklik, su kıtlığı için zemin oluşturuyor. Ekvator’da yağışa imkan veren bulutlar, yavaş yavaş kutuplara kayıyor. Bulutların yer değiştirmesi ise Kosta Rika ve Guatemala gibi Orta Amerika ülkeleri ile Somali, Cibuti ve Komorlar gibi Sahra Altı Afrika ülkelerini susuz bırakıyor.

• Altyapı Yetersizliği

Dünya nüfusunun hızla artması, seneler önce kurulan şehirlerin ya da yerleşim yerlerinin altyapılarının yetersiz kalmasına neden oluyor. Su arıtma tesislerine gerekli ölçüde yatırım yapılmaması, bu konuda geride kalınmasına etki ediyor.

Kanalizasyon hatlarının dizaynındaki eksikler, boruların dar kalması ve daha pek çok sorun; en belirgin altyapı eksiklikleri olarak karşımıza çıkıyor. Sadece İngiltere’de boru kaynaklı su kaybı her sene 3 milyar litreyi buluyor.

• Doğal Kaynakların Bilinçsiz Kullanımı

Dünya genelindeki temiz su kaynaklarının yaklaşık olarak %70’i tarım için kullanılıyor. Yanlış tarım uygulamaları ile su kaynakları israf ediliyor. Sadece 1 kg mercimek için dahi 1250 litre su harcanıyor. Tarımın yanı sıra hayvancılık, tekstil ve daha pek çok sektörde su kaynakları sınırsızmış gibi bir kullanım söz konusu. Örneğin; sadece 1 kg et için 13 bin litre su, 1 kg pamuk ile üretilen kot pantolon için ortalama 11 bin litre su kullanılıyor. Nüfusla birlikte artan tüketim miktarı, su kıtlığı sebepleri arasında gösteriliyor.

Türkiye’de Su Kıtlığı

Türkiye’de su kıtlığı olacak mı sorusu son yıllarda sıkça dile getiriliyor. Ülkemiz topraklarında yaşayan herkes Türkiye’de su ne durumda merak ediyor. Türkiye maalesef su azlığı çeken ülkeler arasında yer alıyor. Ülkelere göre bireysel su tüketim miktarları değişiyor.

Türkiye için bu oran 519 metreküp. Ancak artan nüfus, uygulanan yanlış tarım ve hayvancılık politikaları, suyun geri dönüştürülmesine yeterli yatırım yapılmaması ve daha pek çok neden, 2030 senesi için daha olumsuz bir tablonun ortaya çıkacağını gösteriyor. Türkiye’nin 2030’daki su durumu; 100 milyon olması beklenen nüfusu dikkate alındığında, ortalama 120 metreküp ile karşılık bulacağı tahmin ediliyor. Ülkemize su kıtlığı adım adım yaklaşıyor. 120 metreküplük oran, bizi su fakiri ülkeler arasına sokacak gibi görünüyor.

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü sunduğu rapor; 2024 ile 2050 seneleri arasında Türkiye’nin özellikle tarım alanında ciddi anlamda risk yaşayacağını gösteriyor. Tarım alanında yaşanacak bu su tehlikesi, dünya üzerinde bu tehditle karşı karşıya olan 15 ülkenin arasında yer almamıza neden olacak gibi görünüyor. Türkiye’de su bitiyor mu sorusuna hayır diyebilmek adına atılabilecek adımlar ve uygulanabilecek stratejiler bulunuyor. Su kıtlığını önlemek için öneriler neler, birlikte bakalım.

Su Kıtlığına Karşı Alınabilecek Önlemler

Bilinçsiz su tüketimi su kaynaklarının azalması söz konusu olduğunda önemli faktörlerden biri. Dünya üzerindeki tatlı su kaynakları azaldığı gibi aynı zamanda kirleniyor. Su kıtlığı çözümleri ile bu gidişata dur dememiz gerekiyor. Su kıtlığı çeken ülkeler ve yakın gelecekte su kıtlığı çekecek ülkeler için önemlerin hızla alınması hayati bir önem taşıyor. Peki su tüketimi azaltmak için neler yapılabilir?

1.Suyun Verimli Kullanımı

Suyun verimli kullanılması oldukça önemli. Bunun için devletlerin alabileceği önlemlerin yanı sıra bireysel önlemler de bulunuyor. Bulaşıkların makinede yıkanması, bulaşık ve çamaşır makinelerinin tam dolmasının beklenmesi, banyo sırasında suyun boş yere akıtılmaması ve buna benzer birçok önlem su kıtlığı açısından bireylerin uygulayabileceği önlemler arasında yer alıyor.

2. Su Ayak İzini Küçültmek

Su kullanımını azaltmanın yanı sıra, tatlı su kaynaklarının kirlenmesine neden olan tek kullanımlık plastiklerin de azaltılması gerekiyor. Örneğin tek kullanımlık plastik şişelerde satılan su tercih etmek, su kıtlığı tohumlarının atılmasına neden oluyor. Tek kullanımlık bir pet şişenin üretim yolculuğu, tüm aşamalarda doğaya zarar veriyor. Bunun için tek kullanımlık pet şişelere veda edebilir, su matarası kullanabilirsiniz. Su ayak izini küçültmek için doğa dostu mataraları tercih edebilirsiniz.

3. Altyapıya Destek Olmak

Altyapı yetersizliği sebebi ile büyük oranlarda su israfı yaşanıyor. Bunun önüne geçebilmek adına altyapı çalışmalarına ağırlık verilmeli ve yeterli kapasiteye sahip bir sistem oluşturulmalı.

4. Atık Suyu Arıtmak

Doğru ve teknolojik arıtma sistemleri ile atık sular değerlendirilebilir. Su kıtlığı kapıyı çaldığında tüm sular değerli olacak. Suyun arıtılarak kullanılması birçok farklı sektör için faydalı olabilir.

5. Alternatif Enerji veSu Kaynaklarına Yönelmek

Farklı enerji kaynaklarına yönelerek, su tüketimi azaltılabilir. Ayrıca alternatif su kaynaklarına yönelerek, sürdürülebilir su kaynakları yaratılabilir.

İklim değişikliği, daha sık ve şiddetli kuraklıklara, sellere ve aşırı yağışlara, hızlanan buzul erimesine, yeraltı sularında hızlı düşüşlere ve su kalitesinin bozulmasına sebep olduğu için küresel su güvensizliğini şiddetlendiriyor. İklim değişikliğinin suyla ilgili bu riskleri, tüm dünyada tarım, enerji üretimi, su altyapısı ve ekonomik üretkenliğin yanı sıra insan sağlığı, kalkınma ve refahı üzerinde olumsuz etkilere sahip. 2 milyar insanın kirli su içtiği, 700 milyon insanın su kıtlığı çektiği ve 2050 senesinde dünya nüfusunun neredeyse yarısının su stresi yaşayacağı bir dünyadayız. Dünyanın geleceği ve kendi geleceğimiz için su kıtlığı konusunda daha çok kişinin farkındalık kazanmasına destek olmalıyız.

Su kıtlığı sebepleri, su kıtlığı sonuçları ve su kıtlığının etkileri gibi konulara önem vermeli, su kıtlığındaki payımızı azaltmak için bireysel önlemler almalıyız.

Kaynak:

https://www.mataramasu.co/blogs/blog/su-kitligi-neden-olur-ve-su-kitligini-onlemek-icin-oneriler

Kategoriler: Genel

0 yorum

Bir cevap yazın

Avatar placeholder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir